Hiperox Logo Hiperox Logo

Diabetik Ayak Nedir?

 

Şeker hastalığı, tarih boyunca toplumların en önemli sağlık sorunlarından biri olmuştur. Yeni tedavi yaklaşımları ve geliştirilen ilaçlar sayesinde kan şeker düzeyleri kontrol altında tutulabildiğinden, günümüzde diyabetin ölümcül olan sonuçlarına daha az rastlamaktayız. Ancak özellikle uzun dönemde gelişen komplikasyonlar açısından durumun çok iyi kontrol altında olduğunu söylemek mümkün değildir. Böbreklerin etkilenmesiyle nefropati, gözlerde retinopati, el ve ayaklarda nöropati ve diyabetik ayak bunlardandır.

Unutulmaması gereken en önemli nokta ise Şeker hastalığının, laboratuvar ya da klinik bulgu olarak ortaya çıkmadan önce 12-15 yıl boyunca dokularda bu hasarı yapmaya başlamış olmasıdır.

Diyabetin ülkemizde görülme oranı, diğer ülkelerdeki gibi % 6–7’dir. Şeker hastalarının hastaneye başvurma nedenlerinin %20' sini ayak sorunları oluşturmaktadır. Genel toplumda uygulanan ayak kesme (ampütasyon) ameliyatlarının % 50 – 70 kadarının diyabetli hastalarda olduğu saptanmıştır.

Parmağı kesilen bir şeker hastasında, ikinci bir ameliyat ihtiyacı riski iki yıl içinde % 50 olmaktadır. Bu hastalarda malesef hem yaşam kalitesi düşmekte hem de yaşam süresi kısalmaktadır.

Şeker hastalarında ayak yaralarının oluşumuna yol açan iki temel bozukluk vardır:
1. Sinir hasarı (nöropati)
2. Damar hasarı (anjiyopati)

Sinir Hasarı (Diyabetik Nöropati)

Diyabet yüzünden ayak sinirleri zamanla zarar görür veya tamamen tahrip olur. Bunun sonucunda ayakta ağrı duyusu azalır. Zamanla ayak tamamen duyarsız hale gelir. Şeker hastası yaralanmalarının farkına bile varamaz. Yaralanmaların sonrasında bazen kırıklar ve buna bağlı olarak ayakta şekil bozuklukları ortaya çıkar.

Diyabetik nöropati, kan şekeri çok iyi kontrol altında tutulsa bile gelişebilmektedir. Bununla birlikte, sinir hasarının derecesi yaşla, diyabetin süresi ile ve kan şeker kontrolünün kötülüğü ile paralel olarak artmaktadır. Nöropati nedeniyle ayak derisi kurudur, kolayca yırtılır, deride çatlaklar ve nasırlaşmalar ortaya çıkar. Ayakları soğuk olan ve üşüyen hastalar özellikle geceleri ayaklarını ısıtma ihtiyacı duyarlar. Bunun sonucu ağır yanıklar bile ortaya çıkabilir.

Damar Hasarı (Diyabetik Anjiyopati)

Eskiden diyabetli hastaların kılcal damarlarında bozulma olduğu ve bu nedenle ayaklarında yara geliştiği ve gelişen yaraların ve kesiklerin iyileşmediği düşünülürdü. Ancak son zamanlarda yapılan çalışmalarda ayağa ve bacağa kan götüren büyük çaplı arterlerde (atardamarlarda) daralma veya tıkanıklık olduğu gösterilmiştir, bu yüzden ayağa giden kan akımı azalır ve ayaktaki küçük büyük her türlü yaranın iyileşmesi zorlaşır.
Sinirleri ve damarları hasar görmüş bir ayakta yarayı başlatan pek çok tetikleyici etken vardır. Bunlar arasında en sık görülen; uygun olmayan ayakkabı, yanıklar, çakıl, çivi raptiye vs gibi sivri cisimler, tırnak bozuklukları ve deride çatlaklardır.

Özellikle kan şekeri seviyeleri normalden yüksek olan şeker hastalarında diğer bireylere kıyasla deri, mantar enfeksiyonları veya abse oluşumları daha sık meydana gelir. Bu nedenle ayak bakım ve korunmasıyla ilgili bilgi sahibi olmaları son derece önemlidir.

Bazı hastaların ayakları, diyabetik ayak gelişmesi yönünden ne yazık ki diğerlerine göre daha büyük bir risk altındadır. Bu hastalar:

1. Daha önce diyabetik ayak, ülser öyküsü veya diğer ayakta ülseri olanlar,
2. Sinir hasarı (Nöropati) ve / veya damar hastalığı şikayeti ve bulguları olanlar,
3. Ayaklarında şekil bozukluğu olanlar,
4. Ciddi görme bozukluğu (katarakt veya retinopati) olanlar,
5. Şeker kontrolü kötü olanlar (İnsülin gereksinimine rağmen kullanmak istemeyenler)
6. Ayak bakımı kötü olan hastalar,
7. Uzun süreli diğer komplikasyonları (nefropati gibi) olanlar,
8. Alkol ve sigara alışkanlığı olanlar,
9. Yaşlı hastalar,
10. Diyabet eğitimi almayan ya da eğitim sonrası önerilere uymayan hastalar.

Kazalar hariç, ayağını kaybeden insanların yarıdan fazlası şeker hastalarıdır. Bu kayıpların, en az yarısının doğru bir eğitim ve hastanın kendi ayaklarına iyi bakması ile önlenebildiğini biliyoruz. Bizlerin amputasyon olarak adlandırdığı ayakların kesilmesi ve kaybı da böylece aynı oranda azalacaktır.

Şeker hastalarının ayak bakımı ile önerilerimizi şöyle sıralayabiliriz:

Her gün ayaklarınızı ılık su ve sabunla yıkayınız. Özellikle parmak aralarınızı mutlaka yumuşak bir havlu ile kurulayınız. Olası bir kanama ya da iltihabı görmek adına beyaz havluyu tercih ediniz.
Cildinizin kuruyup çatlamaması yumuşak ve nemli kalması için yumuşatıcı, nemlendirici bir vücut losyonu ya da ayak kremi kullanınız. Parmak aralarınızın kuru kalması gerektiğinden, kremi parmak araları hariç tüm ayağınıza kullanınız.

Ayak tırnaklarınızı keskin bir tırnak makası ile kısa olamamak şartıyla dikkatlice ve düz kesiniz. Kestikten sonra törpüleyiniz ve sonra diğer parmağınıza geçiniz. İyi göremiyorsanız ya yakınlarınızdan yardım alınız ya da daha doğru olan ayak bakımınızı, düzenli bir şekilde yaptıracağınız ve sterilizasyona, temizliğe dikkat edilen bir klinik bulmanızdır. Aksi takdirde kullanılan ve steril olmayan malzemelerden Hepatit B, Hepatit C ve AIDS kapma riskiniz yüksektir. Ayrıca bilinçsiz yapılan pedikür de ayağınızı riske atacaktır. Tercihan her zaman kendinize ait manikür ve pedikür setinizi kullandırınız.

Gerekirse ayna yardımı alarak ayaklarınızı her gün kontrol ediniz. Ayaklarınızda renk değişikliği, kızarıklık,kesik,su toplaması olup olmadığına bakınız.

Lastiksiz olmak şartıyla her gün temiz çorap giyiniz. Çorabın ayağı sıkmamasına ve pamuklu olmasını dikkat ediniz.

Ayakkabınızı giymeden önce içinde hissedemeyeceğiniz yabancı cisim olup olmadığını kontrol ediniz.

Ayakkabı seçiminizi rahat,yumuşak,yuvarlak burunlu,lastik tabanlı ayakkabılardan yana kullanınız. Çorapsız ayakkabı giymemelisiniz. Ayrıca yüksek topuklu ayakkabılar ve ucu açık veya dar ayakkabılar da uygun değildir. Ayakkabı numaraları marka ve modeller arasında farklılıklar gösterir. Ayakkabı genişleyebilmesi açısından bağcıklı olmalıdır. Ayakkabınızı günün ikinci yarısında almalısınız. Ayrıca uzun süre kullanılmış, yıpranmış ayakkabılar rahatlığını yitirir ve sorunlara neden olur. Eğer ayaklarınızda şekil bozukluğu varsa mutlaka özel yapım ayakkabı tercih etmelisiniz.

Tercihan ayak muayeneniz yapılırken ayak basınç testiniz ve ayak ölçüleriniz alınarak ayakkabılarınız size özel hazırlanmalıdır. Yeni ayakkabılarınızı alışana kadar günde 2-3 saatten fazla giymemelisiniz.

Oluşan nasırları veya sertlikleri kendiniz kesmeyiniz. Kesik, tırnak batığı, mantar enfeksiyonu gibi durumlarda da hiçbir müdahalede bulunmadan bir ayak bakım uzmanına (Podiatrist) , ayak bakımı konusunda özelleşmiş bir kliniğe veya bu konuda bilgi ve deneyimi olduğunu öğrendiğiniz bir uzman hekime başvurunuz.

Evde veya dışarıda çıplak ayakla dolaşmayınız. Ayağınıza batan herhangi bir cismi hissetmeyebilirsiniz.

Asla sıcak su torbası ile ayaklarınızı ısıtmaya çalışmayınız. Ayaklarınızı ısıtmak için soba, elektrikli ısıtıcı ve kalorifer peteklerine fazla yaklaşmayınız. Ayaklarınızda his kaybı olduğundan dolayı oluşacak olası yanıkları ve hasarları hissetmeyebilirsiniz.

Diyabetik ayak sorunu oluştuktan sonra ise tedavisi mutlaka "diyabetik ayak ekibi" tarafından yapılmalıdır. Bu ekipte yer alması gereken olmazsa olmaz kişiler şunlardır:

  1. Diyabet konusunda eğitim almış Uzman Hekim<
  2. Sualtı ve Hiperbarik Tıp Uzmanı (Hiperbarik Oksijen Tedavisi planlanması
  3. Diyabet Eğitim Hemşiresi
  4. Podiatrist
  5. Damar Cerrahisi Uzmanı
  6. Ortopedist / Plastik Cerrah

HİPEROX, size böyle bir ekiple hizmet sunmaktadır.

Diyabetik ayak tedavisinde kritik noktalardan birisi, ayakta enfeksiyon gelişimiyle tamamen bozulan kan şekerinin hızlı ve dikkatli bir şekilde normal sınırlara çekilebilmesidir. Bunun için insülin kullanımına geçilmesi ya da insülin tip ve dozlarının yeniden ayarlanması son derece önemlidir.

Sonuç olarak, kan şekeri kontrolü kötü olan hastaların ayaklarının daha büyük bir risk altında olduğu unutulmamalıdır.  Diyabet tedavisinde en önemli nokta, şeker hastalarının iyi eğitilmeleridir.

 

 
 

Diabet Hakkında Genel Bilgi

 

Diabet: İstatistikler

Hastalık insulinin yapılamaması veya düzgün kullanılamaması sonucu, şeker kullanımının bozulması ve şekerin ve besinlerin enerjiye dönüşüm mekanizmalarındaki bozukluktur. Uzun dönemde kan şeker seviyesi yükselir (hyperglisemi) bu da gözler, kalp, böbrekler, sinirler ve kan damarları ölür.

Hipergliseminin belirtileri sık idrara çıkma, susuzluk hissinde artma, iştah artışı, paradoks kilo kaybı, ellerde ayaklarda uyuşukluk ve hissetmeme, bulanık görme, halsizlik, yara iyileşmesinde gecikme ve sık enfeksiyondur. Bu durumda tarama yapılmayan hastalar ciddi risk altındadır, beklemeden doktora başvuru gerekir.
Diabetinizi kontrol altında tutmanın en kesin yolu sık kan şekeri ölçümüdür. Kan şekerinizn ne olması gerektiği. Kan şekerinizin bu yöntemle normale döndürülmesi komplikasyonları önler.
Diabetin sosyoekonomik maliyeti inanılmaz boyutlardadır. Ülkemizde ölüm sıralamasında 3. sırada ve kalp hastalıkları, kanser ve inme kadar sık görülür. Dünya sağlık örgütü diabetli sayısını önümüzdeki 25 yılda 2 kat artacağını hesaplamaktadır. Bu artışın çoğu gelişmekte olan ülkelerde sağlıksız diet, beklenen ölüm yaş ortalamasının arttığı, obezitenin ve sedanter hayat tarzının arttığı ülkelerde olacaktır.

  • Kesin olmayan rakamlara göre yılda 86 0000 civarında amputasyonun sebebi sadece diabet olarak görünmektedir.
  • Diabet son dönem böbrek yetmezliklerinin hemen hemen tamamını ve yeni vakaların ise %40'ından sorumludur.
  • Diabet 20 - 74 yaş arası körlüğün tek nedeni olarak kabul edilebilir.
Diabetin tedavis yoktur ama umut vardır. Düzgün diet, egzersiz, tıbbi bakım, evde dikkatli bakımla hasta uzun ve sağlıklı bir hayat yaşayabilir.

Diabete nasıl yakalanırsınız? Nasıl diabetik oluruz bu bilinmiyor. Bir kere hastalandığımızda artık hastalık ömür boyu sürmektedir. Ailevi Geçişi vardır ve bilinen genetik hastalıklarda yakalanma riski çok fazladır.

Tip 1, geçmişte insülin bağımlı diabetes mellitus veya juvenil ortaya çıkan tip diabetlilerin %5-10'unu oluşturur. Çocukluk ve gençlikte ortaya çıkar ve hayatta kalmak için gereken insülin yapımı yoktur.

Tip 2, yetişkin tip diabetes mellitus ise ağızdan ilaç kullanımına veya insüline ihityaç duyulan tiptir ve diabetlilerin %90'ını oluşturur. Bu hastaların %80'i obezdir, obezitenin kendisi tek başına insülin rezistansı için önemli bir nedendir.

Aşağıdaki riskler tip 2 hastalık için riskler oluşturur:
  • Obesite
  • Hamilelikte diabet hikayesi
  • 40 yaş üzeri olmak
Ortopedistinizin rolü Diabetinizin birçok komplikasyonlara neden olan sistemik bir hastalık olmasından dolayı ideal tedavi bir ekip çalışması ile tedavinin gerçekleştirilmesidir. Ortopedist amputasyonu önlemek ve korunmak için lider konumda rol oynar.

Bizim için uyarıcı olan ilk belirtiler ise şunlardır:
  • Cilt renk değişiklikleri.
  • Ayak cilt ısısında artma.
  • Ayak ve ayak bileğinde şişme.
  • Bacaklarda ağrı.
  • Ayaklarda açık yaralar.
  • Tırnaklarda bartma.
  • Nasır ve siğillerde kanama.
  • Topuk bölgesinde sık olmak üzere
  • Ciltte yarılmalar ve sıyrıklar.

Yara iyileşmesi

Diabetik ayaklarda ülserasyon çok kolay oluşabilir ve bir ortopedist takibi olmazsa kolaylıkla amputasyona gidebilir. Uygunsuz ayakkabı, çorapların ayağı vurması ayağında uyuşukluk olan diabetli bir kişide kolaylıkla ayak yarası oluşabilir. Bu yaraların enfekte olması ile bir dizi komplikasyon ortaya çıkar. Ortopedistiniz bu problemle nasıl başa çıkılacağını zaten bilmektedir ve size tedavi sonunda ayak sağlığınızı geri verecektir.

Diabetliyseniz neler yapmalısınız? Günlük ayağınızı yıkayın. Basit sabunla her sabah ve akşam ılık su kullanın.

Yumuşak bir havlu kullanın ve parmak aralarınızı özellikle Nemli bırakmayın ve kuru kalması için pudra, kuruluk fazla ise nemlendirici bir krem kullanın.

Her gün ayaklarınızı kontrol edin. Check your feet every day for cuts, bruises, sores or changes to the toenails, such as thickening or discoloration. If age or other factors hamper self-inspection, ask someone to help you, or use a mirror.

Kilo verin. Diabetklerin çoğu kiloludur ve diabet komplikasyon riskini 2 kat artırır.

Kalın ve yumuşak çoraplar kullanın. Sentetik sıkı çoraplar cilt lezyonlarını arttırır ve nem oranını istenmeyen ölçüde değiştirir.

Sigara içmeyin. Tütün dolaşım problemlerine yol açar ve diabetikler için çok önem taşır.

Tırnaklarınızı düz kesin. Köşeleri kesmeyi denemeyin. Geniş ve düz tırnak makasları kullanın. Köşelerdeki keskin kalıntıları nazikçe törpüleyin. Sert tırnaklarda kesim için doktorunuzdan yardım isteyin.

Egzersiz yapın. Alınan kiloların dengelenmesi ve dolaşımın düzenlenmesi ve ayağınızın çalışması için yürüme en önemli gerekliliktir. Ayakkabınıza dikkat edin ve gerekirse ortopedistinize danışın.

Bir ortopedist kontrolune girin. En azından yıllık düzenli ayak kontrollerinizi yaptırın.

Her defasında uygun ve kaliteli ve doğru ayakkabılar alın.
Kötü bir ayakkabı nedeni ile amputasyonlar bile görülmüştür. Zaman her şeyi hatta ayağımızın şekil ve boyunu bile değiştirir. Bu konuda ısrarcı olmadan, doğal ürünlerden yapılan mümkün ise konfeksiyon değil analiz ile belirlenen ölçü ve şekilde ayakkabılar edinmeliyiz.

Çıplak ayakla dolaşmayın. Hatta evde bile çıplak ayakla dolaşmayın. Evde mutlaka terlik kullanın.

Yüksek topuklu ayakkabılar, sandeletler ve parmakarası terlikler kullanmayın. Tüm bunların kullanımı ayaklarda fazladan basınç oluşturarak kemik ve eklemlerde deformitelere neden olabilir.
Parmak arası bantlar ise ciltte yarıklara neden olur.

Fazla alkol kullanmayın. Alkol kullanımı diabetin komplikasyonlarından biri olan nöropatiyi (sinir ölümü) artırır. Küçücük bir kesi veya cilt lezyonu nöropati ile korkunç bir ülsere dönüşebilir.

Dar pantolon, iç çamaşırı ve ayakkabı kullanmayın. Dar pantolon, iç çamaşırı ve ayakkabı kullanımı sonucu dolaşım bozulabilir.

Hiç bir zaman nasır ve siğillerinizi keserek yok etmeye çalışmayın. Bu lezyonları yok etmek için bilinen doğru ilaç yaktur. Bu ilaçlar diabetik hastanın cildini yakarak kapanmayan zor yaralara neden olabilir. Jilet, bıçak vs. keserek mutlaka kendinize zarar vererek kapanmayan yaralara neden olabileceğinizi unutmayın ve mutlaka bir ortopedistten yardım isteyin.

Diabetik yara bakımı Diabetik ayak Ulseri nedir? Diabetik ayak ülseri ayak tabanında ortaya çıkan diabetlilerin % 15 inde görülen açık ve kronik yaralardır. Bu hastaların ise ¼ ü bu ülserden dolayı veya eşlik eden komplikasyonlardan dolayı hastaneye yatar. Diabet travmatik olamayan ayak ve bacak amputasyonların en sık nedeni diabettir. Amerikada diabetik ayak ülserlerinin %12-15'i ampute olur iken bizim ülkemizde bu rakam belli değildir. Araştırmalar diabetik ayak ülserlerinin önlenebileceğini göstermektedir.

Diabetik ayak ülseri kimlerde oluşur ? Diabeti olan herkezde oluşabilir. Yaşlı diabetlilerde olasılık daha fazladır. İnsülin kullanan böbrek, göz, kalp komplikasyonu ile yaşayanlar daha fazla risk altındadır. Ayrıca tütün ve alkol kullanımı riski ek olarak arttırır.

Diabetik ayak ülseri nasıl oluşur ? Ülserler birçok faktörün kombinasyonu sonucu oluşur. Ayak his kusuru, dolaşım bozukluğu, ayak deformiteleri, irritasyon (basınç ve sürtünme), ve travma, ayrıca diabetin süresi gibi faktörlerden bahsedilir. Ayak his kusuru zaman içinde ve sinsice oluşur. Ağrı olmadığından hasta bunu fark etmez. Hasta ortopedistine baş vurduğunda basit bir monoflaman testi veya nöropati testi ile tanı konulur. Damarsal komplikasyon oluşunca ülser oluşumu mümkün olur, artık yaranın tamiri mümkün olamaz ve dolaylı olarak enfeksiyon halinde iyileşmede olmaz.

Diabetik ayak ülseri ile karşılaşınca ne yapmalı? Fark edildiğinde yapılacak tek şey hemen bir ortopediste baş vurmalı. Enfeksiyon ve amputasyon riski için uyanık olarak bir an önce tedaviye başlamalı.

Diabetik ayak ülseri ile karşılaşınca nasıl tedavi edilir ? İlk amaç biran önce ülserin enfekte olmadan iyileştirilmesi amaçlanır.

Bu amaçla yapılanlar:

  • Enfeksiyonun önlenmesi.
  • Basınç ortadan kaldırılmalı./li>
  • Ölü dokular temizlenmeli.
  • Ülser için ilaç ve pansuman.
  • Kan glikoz düzeyi normale indirilmeli.
Her zaman ülserler mikrop kapmaz. Enfeksiyon oluştuğunda ise basit önlemlerden hiperbarik oksijen uygulamalarına kadar giden komplike tedavilere ihtiyaç duyulur.

Bir ülserin enfekte olmaması için önemli faktörler şunlardır:

  • Kan şekeri sıkı sıkı normal sınırda tutulmalı.
  • Ülseri mutlak kapalı tutmalı.
  • Ülser her gün pansuman yapılmalı.
  • Çıplak ayakla yürünmemeli.
Mutlak her hasta için yük azaltıcı alçı veya breys uygulaması ile baston veya koltuk değneği kullanımı sağlanmalıdır. Ülser bölgesinde sağlanan basınç azalması iyileşmeyi çok hızlandırır.
Son 10 yılda yara bakımı artık bir bilim haline gelmiştir. Eskiden bilinen şeyler bugün yanlıştır. Hava alan yara iyileşir anlayışı artık yanlıştır. Kapalı kalan yaralar yeterince nemli ise daha kolay iyileşir. Çok koyu betadin ve basınçlı yıkama apereyleri ile oksijenli su kullanımı önerilmez.
Tedavi basit serum fizyolojik kullanımından başlayarak büyüme hormonu, sentetik greftler, ülser yara bakım Ürünleri vs.. olarak geniş bir yelpaze içerir.
Yaranın iyileşebilmesi için dolaşım olamalıdır. Dolaşım yok ise problem çok önemlidir, ortopedistinize baş vurunca size en uygun tedaviyi önerecektir.

Kan şekerinin kontrolü

Diabetik ayak ülserinin tedavisinin ilk şartı bir endokrinoloğun yardımı ile kan şekeri seviyesinin kontrolü her şeyden önce yapılacak ilk iştir.

Cerrahi seçenekler

Enfekte olmayan ayak ülserlerinin bir çoğu cerrahi olmayan yöntemlerle tedavi edilebilir Yapılan cerrahi işlemin amacı kemik veya kemiklerin traşlanarak düzeltilerek, çekiç parmak, bunion gibi deformitelerin düzeltilmesidir.

İyileştirici faktörler

İyileşme süresi, yaranın yerine büyüklüğne ve yürüme, ayakta durma sırasında yaranın üzerine binen yüke, Pansuman türüne, pansuman malzemesine ve kan şekeri seviyesine bağlı olarak birkaç haftadan, birkaç aya kadar sürebilir.

Diabetik ayak ülseri nasıl önlenebilir ?

Önlemenin en önemli yolu hiç oluşturmamaktır. Düzenli olarak bir ortopedist kontrolü altında olmak gerekir. Ayakta yara oluşumunu önlemek için uygun bir strateji geliştirilmelidir.

Yüksek risk altında olduğunuz durumlar:

  • Nöropati olması,
  • Dolaşım bozukluğu,
  • Ayak deformitesi olması
  • Uygynsuz ayakkabı kullanımı,
  • Kontrosüz kan şekeri seviyesi.

Alkol alınımı, tütün kullanımı, yüksek kollesterol ve kan şekeri seviyesi gibi ek risk faktörleri. Ayakkabı ve çorap kullanımının düzenlenmesi gereksiz riskleri bir kat daha elimine eder. Hastanın uygun ayakkabı seçimi için ortopedistiniz size yardım edebilir Problemin büyümeden ortaya konulabilmesi için ayak kontrollerinin nasıl yapılacağı iyi bilinmelidir. Her gün ayağınızın renk, ısı, nem, tırnaklar, yaralar vs. gibi değişikliklerin gözlemi çok önemlidir. Ortopedistiniz çıplak şekilde ayaklarınızı muayene ederken bahsettiği en basit problemi yok etmek için enerjik olun.

Ayak bakımı için altın standartlar:

  • Kan şekerinin düşürülmesi
  • Yaranın yeterli debritmanı
  • Enfeksiyon tedavisi
  • Sürtünme ve basıncın düşürülmesi
  • Gerekli kan akımının tekrar sağlanması

 

 
 

 

Hiperox © 2008 - ANTALYA - Web Tasarım: Optimist